Tasarımcının Mesleki Körlüğü


Neredeyse on beş yıl internet kullanımının ardından buna sekiz dokuz sene de tasarım için ekleyin. Burada “tasarımcı körlüğü” şeklinde adlandırdığım bir soruna vakıf olduğuma kanaat getirdim.

En basit haliyle özetlemek gerekirse, herhangi bir ürün ya da hizmet eğer estetik açıdan güzel bir tasarıma sahip değilse, aradığım bilgiyi tam orada, o sayfada olsa dahi göremiyorum.

Kötü tasarlanmış bir kafe menüsünde aradığım yemeği bulamıyorum, kötü tasarlanmış bir kullan at amerikan servisine sahip bir restoranda otururken ne yediğimden ne oturduğumdan keyif alamıyorum. Kötü tasarlanmış bir albüm kapağı gördüğümde iTunes ya da Spotify’da es geçiyorum. Çünkü bir çok tasarımcının dikkat ettiği tipografik bilgilere dikkat edilmeyen albüm kapakları benim için görünmez oluyor.

Bu herkesin başına gelmiyor, bu sebeple yalnızca bana özel bir hastalık olarak isimlendiriyorum. Esasen, neredeyse kimse benim karşılaştığım problemlerle karşılaşmıyor. Tasarım işiyle uğraşmayan arkadaşlarım ve yakınlarım korkunç tasarıma sahip bu albümleri gayet aradıklarınd buluyor, kötü menü tasarımına sahip kafelerde, restoranlarda gayet oturabiliyorlar.

İşin gerçeği sözü geçen dostlarım ve yakınlarım estetik ve kullanılabilirlikle ne kadar az ilgiliyse, benim bir türlü anlam veremediğim bu bozukluklarla ilgili o kadar az rahatsızlık duyuyorlar.

LetGo konusunda uzmanlaşmış sevgilim gibi. Ya da deyim yerindeyse Microsoft Excel’de yaşan arkadaşlarım gibi -ki bu da benim asla kullanmadığım bir program. Aşağıda dipte sekmeler var, satırların bittiği yerde, datanın bittiği yerin çok çok aşağısında? Ve bu sekmelere ulaşmak için boş bir sayfanın tamamı boyunca aşağıya inmem gerekiyor? Pek çok kişi için oldukça basit ancak ne kadar sık yeni bir Excel sayfası açarsam açayım benim için asla kolay olmayacak. Binlercesini dahi açsam dahi aşağıda bir yerlerde tıklamam gereken gizli bir sekme var mı? Yok mu? Diye anlayabilmek amacıyla bomboş satırlardan oluşan bir duvarda aşağı doğru inmek asla aklıma gelmez. Bende olmuyor işte. Çünkü; tasarım.

Bendeki görsel veya matematiksel bir yetersizlik değil. Eğer bir ürün ya da hizmet iyi tasarlanmışsa onu hemen kullanabiliyorum. Aklımı çelen şey tasarımın mantığı ve estetiği. Sınır durumlardan birisiyim, evet haklısınız. -ama bu şekilde hisseden ilk tasarımcı olmadığıma her iddiaya varım. Eğer bana iyi tasarlanmış bir şey verirseniz o konuda uzmanlaşırım, birilerini o konuda eğitebilirim ve hatta farkında bile olmadan bir sonraki beş orijinal fikrimi oradan çalarım. Eğer kötü tasarlanmış bir şeyle bana geldiyseniz bir çok insan için oldukça işe yarar olsa dahi üzerinden buldozerle geçerim.

Harika bir tasarımcı ve iyi bir göz olduğumdan değil. Kendimi iyi bir tasarımcı olarak görmüyorum bile. Yalnızca, kötü tasarım yüzünden karmakarışık olacak kadar iyiyim. Ancak yine de tasarımcı körlüğümden yakındığıma rastlamazsınız. Şöyle ki; boşanmak elbette kötü bir şey ancak eğer bir çocuğunuz varsa gerisi önemli değil. Baş ağrıları, öfke, gelir ve özgüven kaybı, ne derseniz deyin ya da yaparsanız yapın artık bir başkasının kabusu olacağınız hissi, biten bir aşkın ve dağılan bir ailenin dayanılmaz yükleri, o aşk bitmeden du dünyaya harika bir çocuk getirdiyseniz hepsine değer.

Ve bir çocuk için neler hissediyorsam tasarım hassasiyetim konusunda da aynı şeyleri hissediyorum. Bir başkasının işine yarayan bir şeyleri kullanamamın acısı harika bir tasarım gördüğümde duyduğum o inanılmaz hisle yok oluyor – ve o tasarım seviyesine ulaşacak bir iş çıkarmak için uğraşmanın zevki, her defasında başarısız olsam da…


Yorum Yok

İptal Et